23 Ocak 2012 Pazartesi

Abi Seviyorsan Git Konuş Bence





cuma gecesi harfler klavyede sağa doğru kayarken ve beynim kullanıcı hatası verirken aklıma sen geldin, yaklaşık 20 gün önce kütüphane multimedia girişi önünde tarihin gördüğü en hızlı reddedilişe(yaklaşık 10 saniye) maruz kalan adını, tipini bi bokunu bilmediğim tanımadığım hemcinsim. bir ihtimal denyo ama daha büyük bir ihtimalle aylardır gece gündüz nasıl hayvanlar gibi aşık olduğunu anlatarak kafasını ütülediğin  bir arkadaşının "abi seviyorsan git konuş bence" tavsiyesine uyduğun taa karşıdan belliydi. yanından geçtiğimi(ve inceden dinlediğimi) falan da farketmedin "o an"ın heyecanıyla. kafa hafif yanda, melih gökçek'in kalpleri ısıtan ince gülümsemesini takınıp "eh meh" diye bitirdin başlangıcını duymadığım cümleni. işte o an karşındaki kadına baktım ve ankara ayazında oturduğun otobüs duraklarındaki göt donduran metal oturak soğukluğundaki ifadesiyle sana bakıp " yaa ben bilmiyordum, ne diyim ki ben sana şimdi" deyişini duydum. dedim "aha, kadehlerde mutluluğu arayacak bir çekirge daha yetişiyor". umarım ben yanılıyorumdur da şimdi tavşanlar gibi sevişiyorsunuzdur ama o taksim dönüşü açık kalan tekelden eve giderken alınan ve hep yarım bırakılan bira şişesinin sabah olunca beliren hüznü vardı lan resmen suratında. (betimlemeye doyamadım arkadaş) olmaz ya olur da okursan mesaj at bir bira ısmarlarım sana ama dinlemem aşk acını en baştan söyleyeyim, çünkü dinlersem çok fena gaza getirme ihtimalim var seni sonra içip içip kızın kapısına dayanır planör gibi kafayla "in aşşağıya bişey konuşacam" falan dersin, inan hiç hoş olmaz.


hani bu şehir efsanesi mi, gerçek mi olduğu belli olmayan kırk yıllık geyik vardır ya " bir kadın erkeği ilk gördüğü 10 saniye içinde ileride aralarında bir şey olup olmayacağına karar verir" diye, geçen sordum birine dedim sen yetkili bir ablaya benziyorsun var mı harbiden bu ilk 10 saniye olayı, maalesef varmış olm öyle birşey. hatta "10 saniye çok bile" dedi, içimden dedim biz(erkek cinsi olarak) götü görmüşüz aga 10 saniye ne lan, melaba diyene kadar geçer on saniye. hatta arkadaşımla bir insanın uyanık kaldığı ortalama 17 saat içerisinde kaç tane 10 saniye olduğunu hesapladık iyice moraller bozuldu, kenar yönetim düşünceli pozlarına girdik sonra ne oldu hatırlamıyorum geçti hüznümüz.


ya neyse yemişim üj bej saniyesini, antik kuntik bir blogda gördüm "bugün ne giydim köşesi" gibisinden bişey vardı, deli gönül isterdi ki biz de koyalım buraya öyle bir köşe ama benimkisi daha çok "aa ben dün de aynı şeyi giymiştim lan" köşesi olacağı için vazgeçtim. çok merak eden varsa sadece çok soğuk havalarda giydiğim polat alemdar gocuğumu giydim bugün, ocaktan çıkmışcanına dolandım mecidiyeköyün mimari harikası sokalarında. son olarak bir sonraki yazım "flash tv ve hayatın gerçekleri üzerine" olacak yazmıştım ama bilgisayarda ne olduysa tivibu bir türlü açılmadığı için uzak kaldım o neşeli dünyadan, bir dahaki sefere artık.


ps: yılların "beşyüz days of summer"'ına "five hundred days of summer" diyen birini gördüm ya, gözüm açık gitmez artık.


ps2: zooey deschanel nasıl bir güzelliktir yareppim, karşımda görsem ağlamaya başlarım, başlarım da yalan olur bizim on saniye yine..  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder