14 Ocak 2012 Cumartesi

İçim Yanar Yanar ha Yanar



dün gece saat 5 falandı heralde yatakta cenin pozisyonunda titriyorum ateşten dolayı, kalkıp bi elimi yüzümü soğuk suyla yıkasam iyi olur lan aslında diye düşünüyorum ama o kadar üşüyorum ki dünya yanıyor deseler çıkmam yataktan. ya da abartmayayım dünya yansa bi sinsi gibi çıkarım yataktan, sonuçta memur ailesi çocuğuyuz "aman götü sağlama alayım" düşüncesi default geliyor bizde. hatta tavlayı bile açık vermeyeyim de pullarımın başına bişey gelmesin diye diye oynuyorum. neyse nerden geldim buraya, böyle titrerken robinson crusoe'un tek başına geçirdiği sıtma nöbetleri sırasında gördüğü bir rüya üzerinden hayatını gözden geçirdiği, alfred wallace'ın bir sıtma nöbeti esnasında doğal seleksiyon mevzusuna uyandığı (darwin'den bağımsız) falan geldi aklıma; ben napıyordum mal gibi titriyordum, dedim bari bişey düşüneyim;


cevahire bomba sokmak istesem cep telefonu şeklinde sokarım lan, nasıl olsa x-ray'den geçerken yana bırakıyorsun telefonu.


aha bu çıktı ortaya, önce biraz tepkilendim kendime ama sonra bombayı bershka ile pull&bear arasında sarıyer-beşiktaş minibüsleri gibi gidip gelenlerin tam ortasına bırakma fikriyle kendime olan tepkim biraz olsun azaldı. hatta sonra yemek katında yeşil 3 çizgili adidas eşortmanların altına beyaz converse giyen avm çiftlerinin üstüne atıp kaçmayı düşününce resmen kendimle gurur duymaya başladım. ya da şey mi yapsaydım, bomba gibi boyadığım kartonları belime sarıp kalabalık bir yerde (mesela metro vagonunda falan) önce ceketi açıp sonra allahu ekber diye bağırıp düğmeye mi bassaydım. bir kamyon dolusu dayak yerdim ama baya bir gülerdim insanlar kaçışırken. siyahi bir arkadaşla anlaşıp taksim meydanında ku klux klan kıyafeti ve dev bir haçla onu döver gibi yapmak da olabilir bak. sonra bir kendime geldim dedim benim devreler yanıyor galiba haçla siyahi dövmek gibi mevzulara giriyorum, ölüp gidicem kuş palazından şu genç yaşımda diye panik olmaya başladım, lan bari pembe mezarlık falan olmasak, tim burton filmi gibi göçüp gitmesek.


iyiyim şimdi biraz topladım kendimi, bu saçma fikirlerimden  sonra uyumak için bir şeyler izleyeyim dedim, zifiri karanlık ve tam sessizlikte uyuyamam da, biraz ses biraz ışık olması lazım(biraz gam biraz keder de olursa fena olmaz), bu seferde köpeklere fısıldayan adam izlerken "-ay kızım gitme oraya sikicek seni o hayırsız oğlan" diyen teyzelere döndüm, ya arkadaş bu cesar millan'ı bildiğin köpekler büyütmüş galiba, saldıracak birini bulamazsa kendi kuyruğunu ısıran köpekle aynı odaya girerken ateşinde etkisiyle "sakın girme lan oraya, kapacak senin götü" diye bağırırken buldum kendimi, gerçi nasıl bağırmayayım, kameramanın bile götü yemedi girmeye adam pencerenin dışından çekim yaptı. nasıl bir (kendi deyimiyle) sakin ve teslimiyetçi zihin yapsına soktuysa hayvanı 15 dakikada tavşana döndü at gibi köpek.


neyse bitiriyorum artık, bir sonraki yazımda (flash tv ve hayatın gerçekleri üzerine olacak büyük ihtimal) görüşmek üzere. bu arada salgın var salgın..


ps: pembe mezarlık ne amk git insan gibi yat zincirlikuyuda.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder